BİZ KİMİZ
Uluslararası Turan Devletleri Teşkilatı
TÜRK DÜNYASI
Uluslararası Turan Devletleri Teşkilatı, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Laz, Çerkez, Müslüman veya başka dinlerde olan bütün Türkleri kapsayan bir Turan kuruluşudur. Kuruluş amacımız bütün Türklerin bir arada birlik beraberlik içerisinde yaşaması, kültürümüzü yaşar ve yaşatırken karşılan bütün sorunların çözülmesi, kültürün yaşatılması ve aktarılması konusunda büyük önem taşıyan kadınlarımızın desteklenmesi geleceğimize taşınması için çok önemli olan çocuklarımızın eğitilmesi gibi pek çok konuda gerçek bir Turan bilinci oluşturmaktır. Önceliğimiz her türlü kültüre ve düşünceye saygılı olmakla birlikte Türk birlik bilincini güçlendirmektir.
Kural 1-Doğa severlik;
Türk boyları içerisinde yaşayan ihtiyarlar, gençler doğa ile bütünleşmiştir. Bitkilere, suya, havaya zarar vermez. Ekolojik dengeye önem verir, sağlam kafa sağlam bedende olur savıyla faydalı yiyeceklerle, doğal ve sağlıklı beslenir. Spor yapar, bedensel güce önem verir.
Kural 2-Kadın hakları;
Aile içinde kadın erkek eşit haklara sahiptir. Tek eşlidirler. Eş, Katun Kaan/Kaan olarak temsil edilirdi. Türk Töresinde, kıyafet, mevsimsel olarak hava durumuna göre, Türk örf ve adetlerine göre giyilirdi.
Kural 3-Erdemlilik;
Türkler ve Türk egemenliğinde yaşayan herkes güvenilir, çalışkan, konusunda uzman olmalıdır. Türk Töresi, tüm diğer kabilelerin ve dünya milletlerin “evrensel” ahlak değerleriyle örtüşür. Türklerde su kaynaklarında beraberce yıkanıldığı bilinmektedir. Sevişmek adam öldürmekten daha ayıp değildi.
Cinsel taciz asla olmaz, hiç kimse cesaret edemez, aklından bile geçiremezdi. Çünkü, Töreye göre çok ağır cezalar uygulanırdı. Hırsızlık, devlet malına zarar verme vs. asla olamazdı çünkü; Türklere göre devlet malı, ulusun malı olarak bilinirdi, kutsaldı. Devlete zarar vermek, ideallerin alçaltılması, ahlaki değerleri kıymetten düşürmek, sır saklamamak aynı şekilde cezalandırılırdı.
Kural 4-Adalet;
Türk Töresinde cezalar çok nettir. Tüm toplum bireyleri tarafından bilinir ve kesin uygulanır. Herhangi bir boy üyesi, kurultaylarda Kaan’dan hesap sorabilir. Yönetici / yönetilen/ceza veren omuz omuza çalışır, birbirine karşı sorumludur. Doğuya, güneşe bakan evlerinin kapısı kilitlenmez. Hırsızlık yoktur. Hakan kendi özel varlığını belli zamanlarda halka eşit dağıtılırdı. Eski Türklerde suç: “şerefli” suç: “şerefsiz suç” diye ikiye ayrılırdı. Türk Töresine karşı çıkan hanedan mensuplarına ölüm cezası verilince, kendi yayının kirişi ile boğulurdu. Namussuzluğun, iffetsizliğin cezası ölümdü.
Kural 5-Aile;
Büyüğe saygı, küçüğe şefkat ve sevgi zorunludur. Toplumun inşa edildiği temel noktadır. Anne ve baba, çok küçük yaşlardan başlayarak Töre kurallarını ve bildiği her şeyi çocuklarına öğretir.
Kural 6 -Etik anlayış;
Toplum faydası için dürüst davranan her bireyin önü açılır. Yönetici sınıfına geçer. Töre dışı, bencilce davranan birey, sınıfı, yaşı ne olursa olsun toplum dışı bırakılır. Hiç kimse onunla konuşmaz, sofraya alınmazdı. Oba tarafından dışlanırdı.
Kural 7-Özgürlük;
Türk ulusunun Türk’ten başka efendisi yöneticisi lideri olmaz. Hür yaşar.
Kural 8- İnanç;
Türk devletinin dini yoktur, Laiktir. İnanç, kişisel bir şeydir. Türk egemenliğinde, Türk Töresine göre, Musevi, Hristiyan, Budist, gibi farklı dinlere mensup olanlarda Kök Tengri inancına mensup Türklerin arasında Töre gereği mutlu bir şekilde yaşamışlardır. Türkler, din sömürüsüne dayanan tüm iktidarların yıkıldığını görmüştür. Töre, din sömürüsünü affetmez. Din görevlileri siyasete karışmaz. Onlar; ait oldukları topluma efsun, ölüm, doğum sırasındaki ritüelleri yerine getirme işini yapar.
Türk asıllı olmadığı halde Mehmet Akif Ersoy, Ziya Gökalp gibi Türk aydınları, (Arnavut, Kürt, Zaza hatta Süryani olduğu iddia edilmektedir), Türk Töresinin, Ortadoğu ve Asya’da tek kurtuluş yolu olduğunu iddia etmişlerdir. Kafatasçı ırkçıları ister Türk İster Kürt ya da başka ırklardan olsun, tamimiyle reddetmişlerdir, Türk kültür ve bağlı olduğu Töresinin tüm insanları kucakladığını, ülkemizin temel ideolojisinin temel referans noktasının cumhuriyet ve Türk Töresi olduğunu, iddia etmiş ve Törenin önem ve değerine dikkatleri çekmek istemişlerdi.
Kural 9-Yönetim şekli;
O zamanın koşullarına göre, Türk Töresi en ileri demokrasidir. Devlet yapılanmasında Töre esastır. Devlet yurttaşlarının ücretsiz ulaşım, sağlık, eğitim, güvenliğini sağlar. Bu bağlamda ipek yolu ile tüm Asya ve Avrupa, binlerce Türk ürünü yapıtlarla, kervansaraylarla doludur.
Kural 10- Kültür;
Diğer kültürlerin gelenek göreneklerine, sağlıksız yiyeceklerine ve giysilerine özenilmez. Taklit edilmez. Gösterişe ve debdebeye önem verilmez. Yöneten / yönetilen hiçbir şeyi israf etmez, aynı şeyleri giyer, aynı şeyleri içerler. Sosyal felaketlerde /kıtlık /deprem/ sel olduğunda ortak akıl ile birlik olup, her türlü zorluğun üzerinden gelirler.
Kural 11-Eğitim;
Çok küçük yaşlardan itibaren çocuklara Türk Töresi öğretilir. Barışta ve savaşta tam olarak ne yapacakları konusunda bilinçlendirilirler. Hakanlar tüm buyruklarını bilinçli verir. Halklar ve beyler cesur ve bilgedir. Türk Milletini sevmek üzere yetiştirilir.
Türk Töresi, yüksek çok küçük yaşlardan başlayan sorumluluk duygusu demektir. Devlet hizmetinde, insanların ilişkilerinde millete hizmeti ve insanlara saygıyı esas alır. Ağırbaşlı, vakarlı, ciddi, çok konuşmayan, gerektiği zaman az ve öz konuşan, soğukkanlı olan, birden öfkelenmeyen, cesur, ahlaklı, azimli, sözüne ve vazifesine sadık, disiplinli, yalan söylemeyen kişiler yetiştirilir. En önemlisi, topluma ihanetin zararları ve cezası öğretilir.
Kural 12- Antlaşma, Söz Vermek;
Türkler 3000 yıl öncede. Tanyeri ağarırken kan kardeş olup, ömür boyu sözünde duracağına ve birbirine yardım edeceğine söz verirlerdi, Ölüm; “yuğ” törenlerinde belli bir şölen eşliğinde içki içerek kutlarlardı. Türklerde söz vermek için kendine mahsus bir ritüel yapılırdı. Özellik ile kımız içilirken karşılıklı söz vermek, Türklerde özel bir sözsel yasadır. En yüce kanundur. Örneğin; Avrupa’ da fertler karşılıklı münasebetlerinde “Türk sözü mü?” derler. Onlar Türk sözüne güvenileceğini bilmektedirler. Büyüğünün emrinden çıkmamak, Türk Töresinin esas unsurlarıdır. Türkler bütün devletlerini bu Töre ile kurmuşlar, Töreyi bozunca da yıkılmışlardır.
Türklük, sadece bir ırkı anlatmaz!
Türklük, bir yaşam felsefesidir.
Türklük, zalimlere karşı bir duruş;
sömürgeye, emperyalizme bir haykırış;
bir meydan okumadır.
Türklük öldüreceğiz diyenlere karşı
ölmeyeceğiz diyebilmektir.
Türklük sadece bir ırkı anlatmaz!
Türklük sahip çıkarken kardeşine
her mazluma da kardeş olabilmektir.
Türklük yerelden evrensele
insanlık değerlerini bilen herkese
özgürlüğe giden yolda rehberdir.
Türklük Tanrı Dağlarının eteklerinde
Katalonya’da, Sakarya’da, Malazgirt’de
Yeryüzü ilahlarının karşısında
ALLAH’ın kılıcı olabilmektir.
Türklük sadece bir ırkı anlatmaz!
Türklük mazluma, yetime, kimsesizlere;
ırk, din, mezheb, nesep, cinsiyet sormayan
anadır, babadır ve bir yoldaş…
Türklük kasırgada şimşek, boranda güneş;
Atilladır, Alparslandır, Fatihtir, Atatürktür.
Türklük insanlarla insanlığı paylaşmaktır…
Türklük sadece bir ırkı anlatmaz!
Türklük insana saygıdır, cinsiyet ayırmaz!
Ailede, soyda, obada ve elbette toyda
kadına değer verir, saygıda kusur etmez.
Zira her kadın bir anne, çocuklar gelecek!
Saygın olmazsa eğer, nesiller yetişemez…
Türklük kadını eğitmektir, aksini düşünemez.
Türklük sadece bir ırkı anlatmaz!
Türklük resmi heykeli sanattan görmektir!
Ve elbet hafıza için tarihe not düşmektir.
Taşlar dikip öğütler yazmış çocuklarına…
İnsanlık dağ, taş, güneş… taparken putlara;
unutulmasın Türklük tapmamıştır bunlara…
Türk ALLAH’ı varlık aleminin içinde görendir.
Ve aşkın değil en fazla göklerde, yakındır…
İçkin bir inançla onun şahitliğinde yaşamıştır.
Türk tanışınca Kur’an’la, okumuştur ayette!
ALLAH yakındır, hemde şah damarından bile…
Kısaca Türklük tarihin her döneminde;
doğru yolda olmak, özgürce düşünmektir…
Türklük sadece bir ırkı anlatmaz!
Türklük Türkçülükte değildir…
Türk’e Türkçü denmez, bu yanlıştır!
Zira Türklük sonsuz bir ülkü, anlamı daralır.
Kendine de taraf olmaz, asaleten asildir!
Eğer sorulursa, tarih çok sıfatlar vermiştir!
ALLAH evrensel değerleri Türk’le eşitlemiştir!
Tarih aksini yazmaz, buna herkes şahittir…
